/

Hukuk Yargılamalarında Görev ve Yetki

Hukuk Yargılamalarında Görev ve Yetki

Hukuk yargılamalarında "görev" ve "yetki" kavramları, mahkemelerin hangi davalara bakabileceğini ve bu davalara nerede bakılacağını belirler. Görev, mahkemelerin dava konusuna göre hangi tür davalara bakacağını ifade ederken, yetki, bu davaların hangi yer mahkemesinde görüleceğini ifade eder. Bu kavramların yanlış uygulanması yargılamanın usulden bozulmasına neden olabileceğinden, özellikle hukukçuların ve yargı mensuplarının bu konuda dikkatli olması gerekir.

1. Görev Kavramı ve Mahkemelerin Görevleri

Görev, mahkemelerin davalara hangi kriterlere göre bakacağını belirleyen bir usul hukuku kuralıdır. Görevli mahkeme, dava konusuna göre kanunla belirlenir ve tarafların anlaşması ile değiştirilemez.

1.1. Adli Yargıda Mahkeme Türleri ve Görevleri

  • Asliye Hukuk Mahkemeleri (HMK m.2): Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
  • Sulh Hukuk Mahkemeleri (HMK m.4): Dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, ilamsız icra yoluyla tahliyesi hariç, kira ilişkisinden doğan alacak davaları dâhil tüm uyuşmazlıklar, taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar, taşınır ve taşınmaz mallarda zilyetliğin korunmasına yönelik olan davalar sulh hukuk mahkemelerinin görev alanındadır.
  • Aile Mahkemeleri: Boşanma, nafaka, velayet gibi aile hukuku davaları aile mahkemelerinde görülür.
  • Tüketici Mahkemeleri: Tüketici işlemleri ve tüketici sözleşmelerinden doğan davalar bu mahkemelerin görev alanındadır.
  • İş Mahkemeleri: İşçi ve işveren arasında çıkan uyuşmazlıklar bu mahkemelerde çözülür.

1.2. Özel Mahkemeler

Bazı uyuşmazlıkların niteliği gereği özel mahkemelerde çözülmesi gereklidir:

  • Çocuk Mahkemeleri: Suç işleyen veya korunmaya muhtaç çocuklarla ilgili davalar.
  • Fikrî ve Sınai Haklar Mahkemesi: Marka, patent gibi fikri haklar konuları.
  • Kadastro Mahkemeleri: Taşınmazın kadastro kayıtlarına ilişkin uyuşmazlıklar.

1.3. Görevsizlik veya Yetkisizlik Kararı (HMK  m.20)

Eğer bir mahkeme, kendisinin görevli veya yetkili olmadığına karar verirse, dosyayı tarafların talebi üzerine görevli ya da yetkili mahkemeye gönderir. Ancak bu durum yargılamanın uzamasına neden olabileceği için, tarafların dikkatli olması gerekir.

2. Yetki Kavramı (HMK m.5)

Yetki, görevli mahkemelerin coğrafi olarak nerede yer aldığını belirler. Yetki, genel olarak, davalının yerleşim yerindeki mahkemelerdedir. Ancak kanun, bazı durumlarda kesin yetki veya seçimlik yetki kuralları getirmiştir.

2.1. Kesin Yetki Kuralları

Kesin yetki kuralları, tarafların anlaşma ile değiştiremeyeceği yetki kurallarıdır. Bu kurallar kanunla sıkı bir şekilde belirlenmiştir.

  • Taşınmaz Mal Davaları: Taşınmaza ilişkin davalarda yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
  • Tereke Davaları (HMK m.11): Mirasa ilişkin davalarda, müteveffanın son yerleşime yeri mahkemesi yetkilidir.
  • İflas Davaları: Borçlunun iş yerinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

2.2. Seçimlik Yetki Kuralları

Seçimlik yetki kurallarında davacı, kanunun izin verdiği çeşitli yer mahkemeleri arasından birini tercih edebilir.

  • Sözleşmeden Doğan Davalar (HMK m.10): Sözleşmenin ifa edileceği veya sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesi.
  • Haksız Fiilden Doğan Davalar (HMK m.16): Haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
  • Sigorta Davaları (HMK m.15): Zarar sigortalarında, taşınmaza veya sabit bulunması gereken taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; sabit bulunması gerekmeyen taşınıra ilişkinse rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir. Can sigortalarında; sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.

3. Yetki ve Göreve İlişkin Örnekler

Yetki ve görev konusunu pekıştirmek için aşağıda 10 somut örnek verilmiştir:

  1. İstanbul, Şişli’de bulunan taşınmazın ihtiyaç nedeniyle tahliyesi davası: İstanbul (Çağlayan) Sulh Hukuk Mahkemesi.
  2. Antalya’da vefat eden bir kişinin miras paylaşımı davası: Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi.
  3. Ankara’da meydana gelen trafik kazasından doğan tazminat davası: Ankara’daki kazanın olduğu yer veya davalının yerleşime yeri mahkemesi.
  4. Konya’da bir şirketin iflası talebi: Konya Ticaret Mahkemesi.
  5. Bursa’da yer alan bir apartmanda ortak yerin kullanımından doğan uyuşmazlık: Bursa Sulh Hukuk Mahkemesi.
  6. Mersin’de alınan bir kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle takip itiraz davası: Mersin’deki borçlunun yerleşime yeri icra mahkemesi.
  7. İzmir’de bir işçinin çıkış nedeniyle işe iade davası: İzmir İş Mahkemesi.
  8. Edirne’de bir alıcının malı ayıplı bulması nedeniyle tüketici davası: Edirne Tüketici Mahkemesi.
  9. Samsun’da bir haksız fiil nedeniyle açılan manevi tazminat davası: Samsun’daki fiilin işlendiği yer mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesi.
  10. Kayseri’de yer alan bir kadastro kaydına ilişkin dava: Kayseri Kadastro Mahkemesi.

Sonuç

Hukuk yargılamalarında görev ve yetki, yargılamanın temelini oluşturur. Yanlış mahkemeye yapılan başvurular usulden reddedilerek zaman kaybına ve maliyete neden olabilir. Bu nedenle tarafların ve avukatların, dâva konusu ve yetki kurallarına dikkat etmesi çok önemlidir.

Add a Comment

Your email address will not be published.