Mirasın Paylaşılması ve Mirasçıların Anlaşması Ne Şekilde Olur? Mirasın Paylaşılmasında Dava Süreci Ne Şekildedir?
Mirasın Paylaşılması ve Mirasçıların Anlaşması Ne Şekilde Olur? Mirasın Paylaşılmasında Dava Süreci Ne Şekildedir?
Mirasın Paylaşılması ve Mirasçıların Anlaşması Ne Şekilde Olur? Mirasın Paylaşılmasında Dava Süreci Ne Şekildedir?
Türk Medeni Kanun hükümlerine göre mirasçılar, miras bırakanın ölmesiyle mirası iktisap eder yani buna sahip olurlar. Bu konuda noterlerden veya sulh hukuk mahkemelerinden alınacak veraset ilamı yani mirasçılık belgesi; ölüm anında mirasçıları ve bunların pay oranlarını gösterecektir.
Ancak verasette yalnızca mirasçıların miras bırakanın ölüm anındaki hukuki statülerine göre payları yazmakta, herhangi bir paylaşım yapılmamaktadır. Örneğin bir taşınmazın değeri ve ne kadarlık kısmının hangi mirasçıya isabet ettiği veraset ile doğrudan belirlenemez. Bunun için ya mirasçıların kendilerinin anlaşması ya da miras ortaklığının giderilmesi için ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası açılması gerekmektedir.
Mirasçıların anlaşması mümkünse bu durumda hukuki şartları taşıyan, net ve anlaşılır bir miras sözleşmesi hazırlanması ve bunun tüm mirasçılar tarafından imzalanması gerekmektedir. Akabinde sözleşmede yazıldığı şekilde paylaşım yapılması mümkün olacaktır.
Eğer mirasçıların anlaşması mümkün değilse bu durumda her mirasçı mirasın paylaşılması için miras ortaklığının giderilmesi davası açma hakkına sahiptir. Bu dava sulh hukuk mahkemelerinde açılır ve miras terekesinin durumuna göre ya fiilen taksim ya da satış suretiyle ortaklığın giderilmesiyle son bulur. Bu süreçte fiili taksim ya da satış kararı verilmesi, tereke mallarına değer biçilmesi, ihale süreci, ön alım hakları gibi hususlarda hak kaybı yaşanmaması son derece kritiktir. Bu süreçte davanın her aşamasında, satış kararı verilip ihale günü geldiğinde dahi anlaşmayla çözüm mümkündür.
Son olarak; miras bırakanın terekesinin içeriği hakkında tereddüt mevcutsa yani mirasta bilinmeyen mallar veya mevduatlar olabileceği düşünülüyorsa öncelikle mirasın tespiti davası açılması ve bu sürecin yürütülmesi, akabinde tespit edilen tereke üzerinden mirasın paylaşılması hem zaman hem de maddi kayıpların önüne geçilmesi açısından faydalı olacaktır.