İHALENİN FESHİNDE KESİNLEŞME SÜRELERİ
İHALENİN FESHİNDE KESİNLEŞME SÜRELERİ
İHALENİN FESHİNDE KESİNLEŞME SÜRELERİ
Öncelikle belirtmek gerekir ki her ne kadar İcra ve İflas Kanununda (İİK) ihalenin kesinleşmesine kadar geçecek sürede malın ne şekilde idare edileceğine icra dairesi karar verir denilse de (İİK.m.134) kesinleşmenin tam olarak ne zaman gerçekleşeceği açık değildir. Bu sebeple evvela kesinleşme süresini irdelemek gerekmektedir.
Mezkûr madde metninde ihalenin feshi talebi açısından iki süre ön görülmüştür; ihale tarihinden itibaren 7 günlük süre ve ihale tarihinden itibaren 1 yıllık süre. 7 günlük süre; ihaleye hazırlık aşamasında ve ihale yapılırken meydana gelen usulsüzlüklere ilişkin olup ilgililer bu sebepleri en geç ihale tarihi öğrenmiş sayılır ve ihale tarihinden itibaren 7 günün geçmesinden sonra bu sebeple dayanılarak icra mahkemesinden şikâyet yoluyla ihalenin feshi talep edilemez.
1 yıllık süre ise istisnai nitelikte olup; satış ilanının ilgililere tebliğ edilmemesi, ihaleye fesat karıştırılması, ihale edilen mala ilişkin saik hatası bulunması hallerinden ibaret olup bu hallerin öğrenilmesinden itibaren 7 gün ve her halde ihale tarihinden itibaren 1 yıl içinde düşer.
Bu durumda gündeme gelecek soru şudur ki ihale ne zaman kesinleşmiş sayılacak ve ihale edilen mal alıcısına devir ve teslim edilecektir? Bu konuda gerek Yargıtay içtihatlarında gerekse hâkim öğreti görüşlerinde öne çıkan durum 7 günlük sürenin kesinleşme için yeterli olduğudur. Bu bağlamda öğretide “ihalenin feshini isteme hakkındaki 7 günlük şikâyet süresi kural olarak ihale tarihinden itibaren işlemeye başlar ve ihalenin kesinleşip kesinleşmediği de bu yedi günlük süreye göre tespit edilir.”[1] Aynı doğrultuda bir başka ifade de “ihalenin feshi en geç 7 gün içinde istenebilir. İhalenin kesinleşmesi bakımından da bu tarih esas alınır.”[2] Belirtmek gerekir ki yerleşik Yargıtay içtihatları da bu doğrultudadır (Bkz: Y.12 HD. 2011/25565 E., 2012/11157 K. Ve Y. 12.HD. 2011/26000 E. 2012/10795 K.).
İhalenin kesinleşmesi açısından geçmesi gereken sürenin 7 gün olduğunu ortaya koyduğumuza göre 1 yıllık sürede ihalenin feshi ile şikâyet yoluna başvurulursa ne olacağını incelemek gerekir.
Öncelikle mülkiyet zaten İİK m.134 gereği ihaleyi kazandıktan sonra alıcıya geçeceğinden 7 günlük süre sonunda ihalenin kesinleşmesi akabinde devir ve teslim işlemleri yapılacaktır. Aksi bir düşünce, yani devir ve teslim için 1 yıllık sürenin beklenmesi gerektiğine dair bir kanaat; Kanunda kural olarak ön görülen 7 günlük süreyi tamamen işlevsiz kılacaktır ki bu durum kanaatimizce kabul edilemez. Dolayısıyla ihale tarihinden itibaren 7 günlük kesinleşme süresi sonunda ihale konusu malın devir ve tesliminin yapılması Kanuna uygun olandır.
1 yıllık süre içerisinde ihalenin feshi yoluna başvurulduğunda da kural olarak ihale alıcısı yasal bir işleme dayalı olarak mülkiyeti iktisap edip muhafaza altına almış olduğundan bu durumun devamı gerekir. Nitekim bu konumdaki ihale alıcısı iyi niyetli zilyettir ve bu süre içerisinde malın semerelerinden dahi kuşkusuz faydalanacaktır[3].
Bu noktada ihale edilen mala ilişkin olarak 3. Kişilere devrinin önlenmesi maksadıyla tedbir kararı verilebilir[4] ki kanımızca doğru olan husus budur.
Aynı şekilde 1 yıllık süre içerisinde ihale edilen mal alıcısı tarafından ihalenin feshi davası açılmadan evvel 3. Kişiye devredilmişse de bu malı alan 3. Kişinin iyi niyeti korunacaktır[5]. Kaldı ki bu durum zaten taşınmazlar açısından tapu siciline güven prensibinin doğal bir sonucudur. Nitekim ihale alıcısından taşınmazı satın alan kişinin dayanağı da tapu sicili olup tapuda ilgili taşınmaz ihale tarihinden itibaren 7 günlük sürenin geçmesi sonunda ihale alıcısı adına tescil edileceğinden kendisi tapu siciline güvenerek hareket etmiş olacak ve iyi niyeti korunacaktır. Ayrıca hem İİK m.134’ün lafzından hem de yerleşik Yargıtay uygulamaları çerçevesinde “ihalede satılan taşınmazın mülkiyeti tescilden önce alıcıya geçmektedir[6]” ki bu durumda alıcının zaten maliki olduğu bir malın mülkiyetini hukuka uygun biçimde devri söz konusu olur. Bu noktada aynı durumun sicile kaydedilen otomobil gibi mallar açısından da geçerli olduğu kanaatindeyiz.
Sonuç olarak; ihalenin kesinleşmesi açısından önem kesbeden tarihin ihale tarihinden itibaren 7 günlük sürenin sonu olan tarih olduğu ve bu sebeple bu tarihten sonra ihale konusu malın alıcıya devir ve tesliminin gerektiği, malın niteliğine göre tescil işlemlerinin yapılması zaruretinin olduğu ortadadır. Akabinde 1 yıllık süre içerisinde ihalenin feshi şikâyet yoluna başvurulması durumunda dava neticelenene kadar icra mahkemesi tarafından malın alıcının elinden çıkmasının önlenmesi amacıyla tedbir kararı verilebilecektir.
1 yıllık süre içerisinde eğer mal alıcının elinden çıkmışsa; bu durumda malı alan üçüncü kişinin iyi niyeti korunacaktır. Nitekim kendisi; hukuken geçerli bir işleme dayalı olarak mülkiyet iktisap eden bir kişiden (alıcıdan) mülkiyeti iktisap etmiştir. Böyle bir durumda ihalenin feshi sebebiyle iyi niyetli üçüncü kişinin sahip olduğu mülkiyet hakkının geçersizliğinin öne sürülmesi; hak ve nefaset ilkeleriyle bağdaşmaz.
Av. Doğan ÖZKAN
[1] KURU,Baki;, İcra ve İflas Hukuku 4.baskı,Yetkin, Ankara, 2018, s.338
[2] PEKCANITEZ,Hakan; ATALAY,Oğuz; SUNGURTEKİN ÖZKAN, Meral; ÖZEKES,Muhammet, İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, 5. Baskı, Vedat, İstanbul,2018, s. 221
[3] RUHİ,Ahmet Cemal; İhale ve İhalenin Feshi,2.baskı,Seçkin, Ankara, 2013, s.282
[4] Pekcanıtez, s.222
[5] Ruhi, s. 278
[6] Y.12.HD. 2005/21619 E. 2005/25231 K.